<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>KADIN SAĞLIĞI</title>
	<link>http://www.jinobs.com</link>
	<description>Kadın Hastalıkları, Gebelik</description>
	<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:35:33 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Erken Doğum</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=57</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=57#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Erken Doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Op.Dr.Cihangir EFE Erken doğum, doğumun gebeliğin otuz yedinci haftasından önce gerçekleşmesidir. Doğum sancılarının erken gelmesi böylece bebeğin dünyaya zamanından önce gelmesidir. 
Erken doğumu servikal yetmezlik dediğimiz durumdan ayırt etmemiz gerekir. Servikal yetmezlikte sancı olmamasına rağmen rahim ağzı gevşeyip açılmaya başlar ve bebek rahim içinde duramaz. Buna karşılık erken doğumda sancılar rahim ağzını doğuma hazırlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğum, doğumun gebeliğin otuz yedinci haftasından önce gerçekleşmesidir. Doğum sancılarının erken gelmesi böylece bebeğin dünyaya zamanından önce gelmesidir. </font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğumu servikal yetmezlik dediğimiz durumdan ayırt etmemiz gerekir. Servikal yetmezlikte sancı olmamasına rağmen rahim ağzı gevşeyip açılmaya başlar ve bebek rahim içinde duramaz. Buna karşılık erken doğumda sancılar rahim ağzını doğuma hazırlar ve açılmaya neden olur.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Çok çeşitli araştırmalar yapılmasına rağmen on yıllar boyunca erken doğumun görülme sıklığı değiştirilememiştir. %5-15 gebelikte erken doğum<span>  </span>görülür.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Bazı risk faktörleri erken doğum görülme sıklığını arttırır. Örneğin ,<span>  </span>çoğul gebelikler, gebelik sırasına bebeğin içinde bulunduğu sıvının normalden fazla olması, anne yaşının on sekiz altında yada kırkın üstünde olması, sosyoekonomik durumun kötü olması, annenin beyaz ırktan olmaması, annede <span> </span>tüm vücudu etkileyebilecek bir hastalık bulunması, daha önce erken doğum yapılmış olması, vajinal yada rahimle ilgili enfeksiyonun bulunması, uyuşturucu kullanımı gibi faktörler erken doğum sıklığını arttırır.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğumun tanısı annede sancıların saptanmasıyla konulur. Düzenli sancılar erken doğumun en güvenilir habercisidir. Düzenli aralarla gelen yirmi dakikadaki üç sancı erken doğum tehlikesi olarak değerlendirilir. İzlem ve tedavi gerektirir.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Sancıların saptanması için nonstrestest dediğimiz test yapılır. Bunun için bebeğin kalp atışlarının duyulduğu ve rahim kasılmalarıyla beraber bir kağıda yazdırıldığı özel aletler kullanılır. Ayrıca su gelip gelmemesi çok önemli olup eğer su gelişi mevcutsa tedavinin şekli oldukça değişir.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğum tehlikesi saptandığı gibi hemen tedavi başlanır. Mümkün olduğunca doğum<span>  </span>zamanı geciktirilir. Tabii ki bunu yaparken annede ve bebekte enfeksiyon gelişmemesi, bebeğin sıkıntıya girmemesi için yakın takip gerekir. Bu durumla ilgili tüm takip ve tedaviler hasta, hastaneye yatırılarak yapılmalı ve acil durum geçmeden kesinlikle taburcu edilmemelidir.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Otuz yedinci haftaya ulaşmak başarılı olmaktır,ancak çoğu zaman bebeğin kilosunun 2500 gr<span>  </span>üstüne çıkarmakta başarı sayılır. Bu kilo üstünde doğan bebeklerde doğum sonrası erken doğuma bağlı problemler daha az görülmektedir.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğan bebeklerdeki en önemli problem akciğerlerinin tam gelişmemiş olmasından kaynaklanan solunum sıkıntısıdır. Bunu en aza indirebilmek için yirmidört ve otuz dördüncü haftalardaki gebe annelere glukokortikoid dediğimiz ilaçları yapabiliriz. Böylece bebeğin akciğerlerinin gelişimi ve olgunlaşması hızlanır.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Bununla beraber erken doğumun en sık nedeni olan ve hem annede hem de bebekte önemli problemlere yol açabilecek enfeksiyonlarında gelişmesinin önlenmesi yada var olan enfeksiyonun tedavi edilmesi gerekir. Bunun için uygun antibiyotikler kullanılır.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Ayrıca rahim kasılmasını azaltıp sancı sıklığını düşürmek için kullanılan kalsiyum kanal blokörleri, prostoglandin inhibitörleri, magnezyum sülfat ve çeşitli serumlar gibi ilaçlar uygun hastaya göre seçilip başlanabilir.</font></p>
<p style="text-indent: 72pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="arial, helvetica, sans-serif">Erken doğumun tedavisi, anlaşıldığı üzere doğumun oluşmasını engellemek yada geciktirmektir. Başarılı olabilmek içinde mümkün olduğunca erken, sancıların başladığını saptamak ve rahim açılması oluşmadan sancıları durdurup doğum zamanını bebek uygun kiloya ulaşana kadar ertelemektir. </font></p>
<p><o></o><font face="arial, helvetica, sans-serif"> </font><o></o><font face="arial, helvetica, sans-serif"> </font><o></o><font face="arial, helvetica, sans-serif"> </font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
No tag for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=57</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Yüksek Tansiyon</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=56</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=56#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 07:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gebelikte Yüksek Tansiyon]]></category>

		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
Gebelik sırasında tansiyon yükselmesi yani kan basıncı değerlerinin 140/90’ın üstünde olması oldukça ciddi bir durumdur. Eğer yükselen tansiyon düşmüyorsa, beraberinde vücutta şişlikler oluyorsa mutlaka müdahale edilmesi gerekir.
Yüksek tansiyonu saptanan gebenin gebelikten önce tansiyon yüksekliğinin olup olmadığının bilinmesi takip ve tedavi şeklini önemli oranda etkileyecektir.
Tansiyonunun yüksek olduğunu öğrenen bir gebe hemen doktora başvurmalıdır. Ayrıca tansiyon ölçtürmeyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Gebelik sırasında tansiyon yükselmesi yani kan basıncı değerlerinin 140/90’ın üstünde olması oldukça ciddi bir durumdur. Eğer yükselen tansiyon düşmüyorsa, beraberinde vücutta şişlikler oluyorsa mutlaka müdahale edilmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Yüksek tansiyonu saptanan gebenin gebelikten önce tansiyon yüksekliğinin olup olmadığının bilinmesi takip ve tedavi şeklini önemli oranda etkileyecektir.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Tansiyonunun yüksek olduğunu öğrenen bir gebe hemen doktora başvurmalıdır. Ayrıca tansiyon ölçtürmeyen ancak sürekli baş ağrısı çeken, gözünün önünde parıltılar yada karıncalar uçuşan, sağ karın boşluğunda ağrılar hisseden, özellikle de beşinci ay ve daha büyük gebeliği olan bayanlar soluğu doktorda almalıdır.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Gebelikte tansiyonun yüksek olması, vücuttaki şişlikler ve idrarda protein saptanmasıyla birlikteyse bu durumda halk arasında albümin hastalığı olarak bilinen preeklempsi dediğimiz ciddi bir hastalık söz konusudur. Böyle bir gebenin çok sıkı ve yakından, mümkünse ilk etapta hastaneye yatırılarak takip ve tedavi edilmesi gerekir. Üstüne düşülmezse anneyle ilgili ölüme kadar giden olumsuz sonuçlara neden olabileceği gibi bebeğin gelişmesinde gerilik, suyunun azalması hatta anne karnında ölümüne dahi neden olabilir.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Bu ciddi durum genellikle gebeliğin beşinci ayından sonra görülür. İkiz gebeliği olanlarda beşinci aydan önce bulgu vermesi sürpriz sayılmaz. Erken yaşta yada 35 yaşından sonra gebe kalanlarda, daha önce tansiyonu yüksek olanlarda ve preeklempsi geçirenlerde daha sık görülmekle birlikte ilk gebeliklerde daha fazla saptanmaktadır. Ayrıca damar hastalığı, şeker hastalığı, böbrek hastalığı olanlarda da bu hastalık daha fazla görülmektedir.</p>
<p><o></o></p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">İyi tedavi almayan yada takipsiz gebelerin bazılarında olay şiddetli seyreder ve yüksek tansiyonla beraber konvülzyon yani havale geçirme görülebilir. Bu durumda hastanın yoğun bakım şartlarında takip edilmesi gerekir.</p>
<p><o></o></p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Preeklempsinin kesin tedavisi doğumdur. Doğumdan sonra kırksekiz saat sıkı takip sonrası hasta tamamen normale döner. Bu iki günlük periyot çok önemli olup hastalığın birçok komplikasyonunun görüldüğü zaman dilimidir.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Eğer gebelik erkense ve bebek tam olarak olgunlaşmamışsa, bebeğin olgunlaşması için hafif seyreden vakalarda hastaya biraz zaman tanınabilir. Tansiyon ilaçlarla normal seviyelerde tutulup, bebeğin olgunlaşmasını hızlandırmak için steroidler kullanılır. Bu dönemde hasta hastanede takip edilmeli, durumu tamamen stabil olup tansiyonu düşmeden taburcu edilmemelidir.</p>
<p style="text-align: center; text-indent: 90pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Tansiyon yüksekliğine idrarda fazla miktarda protein çıkışı, kan tablosu anormallikleri, aşırı şişlik yani ödem eşlik edip tedaviye cevap vermeyen yada konvülzyon geçiren gebelerde bebek olgunlaşmamış olsa bile annenin hayatını kurtarabilmek için doğum yaptırılmalı ve doğumdan sonra ki iki gün sıkı takip altında tutulmalıdır.</p>
<pre><o></o></pre>
No tag for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=56</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gebe Kalmadan Önce</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=55</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=55#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 12:13:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gebe Kalmadan Önce]]></category>

		<category><![CDATA[gebeliğe hazırlık]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik kararı]]></category>

		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>

		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Ne kadar güzel bir duygudur bir bebeği kucağınıza almak. Birde o kendi bebeğinizse, üstelik yeni doğmuşsa, o an hissettiklerinizi kelimelerle açıklamak sanırım mümkün olmaz. Hele bir anne için bu duygunun yoğunluğu inanılmaz boyuttadır.
Güzel şey çocuk sahibi olmak. Peki sadece istemek yeterlimi?
Günümüz ekonomisi ve yaşam şartlarını, gelecekle ilgili endişeleri  bir kenara bırakarak, hayata bir canlı  getirmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Ne kadar güzel bir duygudur bir bebeği kucağınıza almak. Birde o kendi bebeğinizse, üstelik yeni doğmuşsa, o an hissettiklerinizi kelimelerle açıklamak sanırım mümkün olmaz. Hele bir anne için bu duygunun yoğunluğu inanılmaz boyuttadır.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Güzel şey çocuk sahibi olmak. Peki sadece istemek yeterlimi?</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Günümüz ekonomisi ve yaşam şartlarını, gelecekle ilgili endişeleri <span> </span>bir kenara bırakarak, hayata bir canlı <span> </span>getirmeye karar verdiysek, önce onun sağlıklı bir şekilde anne karnında gelişimini tamamlayabilmesi için bazı önlemler almalı ve girişimlerde bulunmalıyız. </font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Bir kadın gebe kalmaya karar verir vermez bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gidip muayene olmalıdır. Çünkü ayrıntılı bilgileri ve tüm merak ettiklerini en iyi bu şekilde öğreneceği gibi yetkili bir ağızdan önerilerde almış olacaktır. </font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gebeliği ve çocuk sahibi olmayı etkileyecek o kadar çok faktör var ki burada hepsini saymak mümkün değil. Ana faktörlerden başlarsak bunların başında ilaç kullanımı gelir. İlaçların çoğu anne karnında gelişmekte olan bebeği olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle kullanmakta olduğumuz bir ilaç varsa ilacı kesme konusunu doktorunuzla konuşmalısınız. Herhangi bir hastalıktan dolayı uzun süreli ilaç kullanmanız gerekiyorsa bunla ilgili kararı doktorunuza bırakmalısınız.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gebe kalmadan en az 3 ay önce folik asit dediğimiz vitamine başlamanız bebeğinizin sağlıklı olmasında oldukça önemli rol oynayacaktır. Folik asit eksikliği bebeğin sinirsel gelişiminde eksikliklere neden olabilmekte omuriliğin kapanmasının yetersiz olması vb. anormalliklere yol açabilmektedir. Bununla beraber beslenmenize ayrı bir önem göstermeli katkı maddelerinin olduğu yiyeceklerden uzak durmalı, bol taze meyve sebze ve demir yönünden zengin olan yağsız kırmızı et tüketmelisiniz. Ayrıca bunları zengin kalsiyum kaynakları olan süt, yoğurt, peynir gibi gıdalarla desteklemelisiniz. </font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gebeliği düşündüğünüz aylarda mümkün olduğunca hastanelerden, kimyasal madde içeren ortamlardan, radyasyondan uzak durmalısınız. </font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Sizin fark edemediğiniz ancak gebe kaldığınızda çocukta problem oluşturabilecek yada düşük yapmanıza neden olabilecek bazı hastalıkları ve hormon anormalliklerini öğrenebilmek için bazı testler yaptırmalısınız. Örneğin tiroid hormonlarınıza baktırmanız<span>  </span>çok önemlidir. Çünkü eksik tiroid hormonları bebeğin zeka gelişimini anormal yönde etkileyecektir.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Sigara kullanıyorsanız zaten<span>  </span>gebeliği düşünmemeli, öncelikle sigara illetinden kurtulmaya çalışmalı ve sigarayı bıraktıktan 3 ay sonra gebelik düşünmelisiniz.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Bazı enfeksiyonlar gebeliğin erken döneminde bebekte önemli anormalliklere yol açar. Hatta düşüklere neden olabilir. Bu nedenle enfeksiyon taramasından geçmeniz önerilir. Bununla beraber ailedeki bireylerde herhangi bir bulaşıcı hastalık olup olmaması da önemli olup hepatit vb. bulaşıcı hastalıklar varsa yada bunları taşıyan aile fertleri varsa gerekli aşılar uygulanmalı ve takip tedavi tamamlandıktan sonra gebelik düşünülmelidir.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Ayrıca evde mümkünse tüylü hayvan beslenmemeli, besleniyorsa onlarda enfeksiyon kontrolünden geçirilmeli gerekli aşıları yapılmalıdır.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gebelik anlık bir olay olmadığı ve belirli bir zaman dilimini kapsadığı düşünülürse hamilelik isteyen bir bayan bu olaya psikolojik olarak hazır olup olmadığını da bilmeli şüpheli bir durumu varsa profesyonel destek almalıdır.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Gebelik öncesi aşırı kilolarımız varsa bunları uygun diyetle verip ideal kilomuza yakın kiloya ulaşırsak gebelik sırasında çok rahat ederiz. İster istemez gebelik sırasında doğal bir olay olarak kilo alırız. Eğer önceki kilolarımız fazlaysa gebeliğin getirdiği yükte buna eklendiğinde bazı istenmeyen sonuçlar karşımıza çıkabilir. Hatta doğumda dahi zorluklarla karşılaşabiliriz. Bu nedenle ılımlı bir kiloda gebe kalıp gebelikte rahat etmek önemli amaçlarımızdan birisi olmalıdır.</font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 117pt; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Sonuç olarak eğer gebeliğe problemsiz ve bilinçlenmiş olarak başlarsak stresten uzak bir gebelik geçiririz. Stressiz rahat ortam bebeğin gelişimine olumlu yansır. Çoğu zaman rahat gebelerin gebelikleri sorunsuz geçer ve doğumları kolay olur. Bunu gerçekleştirebilmek için profesyonel yardımı göz ardı etmemeli ve çevrede dolaşan asılsız, yalan yanlış bilgilerden uzak durup bilgiyi gerçek kaynağından edinmeliyiz.</font></p>
<p><o></o></p>
<p align="center">&nbsp;</p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=gebelige-hazirlik" title="gebeliğe hazırlık" >gebeliğe hazırlık</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=gebelik" title="gebelik" >gebelik</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=gebelik-karari" title="gebelik kararı" >gebelik kararı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=hazirlik" title="hazırlık" >hazırlık</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=kadin" title="kadın" >kadın</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?page_id=2" title="Hakkımda (20 Mayıs 2008)">Hakkımda</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=28" title="Gebelikte Beslenme (20 Ağustos 2007)">Gebelikte Beslenme</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=6" title="Gebelik Takibi (07 Temmuz 2007)">Gebelik Takibi</a> (11)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=11" title="Şeker Yükleme Testleri (08 Temmuz 2007)">Şeker Yükleme Testleri</a> (34)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=14" title="Polikistik Over Sendromu (14 Temmuz 2007)">Polikistik Over Sendromu</a> (17)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=55</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Endometriozis</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=54</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=54#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 13:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Endometriozis]]></category>

		<category><![CDATA[çikolata kisti]]></category>

		<category><![CDATA[endometrioma]]></category>

		<category><![CDATA[endometriozis]]></category>

		<category><![CDATA[infertilite]]></category>

		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[
           Uzun süredir gündemde olan hatta gündemden hiç düşmeyen bir hastalık endometriozis. Nasıl düşsün ki, sebep olmadığı durum kalmadı. Sancılı adet, kısırlık, sebepsiz karın ağrıları, ilişkiyle ağrı, kasıklarda dolgunluk vb. birçok duruma neden olması bu hastalığa karşı insanlarda büyük merak uyandırdı.
          Endometriozis aslında bazı hücrelerin vücutta bulunmaları gereken yerden farklı yerde bulunmasıdır. Bu hücrelerde rahim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal" align="left"><strong><font face="Times New Roman"><span></span></font></strong></p>
<p align="left"><strong><o></o><font face="Times New Roman">           </font></strong><strong><font face="Times New Roman">Uzun süredir gündemde olan hatta gündemden hiç düşmeyen bir hastalık endometriozis. Nasıl düşsün ki, sebep olmadığı durum kalmadı. Sancılı adet, kısırlık, sebepsiz karın ağrıları, ilişkiyle ağrı, kasıklarda dolgunluk vb. birçok duruma neden olması bu hastalığa karşı insanlarda büyük merak uyandırdı.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman"><o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">          Endometriozis aslında bazı hücrelerin vücutta bulunmaları gereken yerden farklı yerde bulunmasıdır. Bu hücrelerde rahim iç tabakasının hücreleri olunca problem jinekolojinin problemi olmakta, ancak hücreler çok farklı organlara yerleşebildiklerinden vücudun birçok bölümünü ilgilendirmekte.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">          <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Bu hastalığın en sık rastlanılan belirtileri adet dönemlerinin sancılı olması, ilişkiyle ağrının olması, herhangi bir koruyucu yöntem kullanılmamasına rağmen gebelik oluşmaması yada oluşmasının gecikmesi, her ay düzenli olarak özellikle adet dönemlerine paralel vücudun farklı yerlerinde ağrılar olması ve ağrıların adet dışındaki zamanlarda oluşmamasıdır. Ayrıca kanda bazı maddelerin seviyelerinin artması da bu hastalığın tanınmasında yardımcıdır.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">         <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Endometriozisde olay adet zamanı dışarı atılması gereken hücrelerin, dışarıya atılamaması ve bu sırada salgılanan bazı maddelerin ve oluşan kanamanın çevre dokuları tahriş etmesi, zedelemesi ve ağrıya neden olmasıdır. Bunun nedeni de daha önce söylediğimiz gibi hücrelerin rahimden daha farklı organlarda bulunmasıdır.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">         <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Tüm bu söz konusu olaylar cereyan ederken ortama salınan maddeler ağrı ve tahrişe neden olabildiği gibi yumurtlama düzenini de bozabilir. Ayrıca tahriş olan yerler iyileşirken bazı özelliklerini kaybedebilirler. Örneğin zedelenen alan tüplerse iyileşme sonrası bu organlar eski faaliyetlerini yerine getiremeyebilirler. Tıkanıklıklar oluşabilir. Bu da yumurtanın spermle buluşmasını engelleyeceğinden kısırlığa yol açabilir.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">          <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Endometriozis yayılıcı bir hastalıktır. Karın içinde birçok alana yayılabilir ve yayıldığı yerlerde anlatılan olaylara neden olur. Açıkçası hastayı normal ameliyat yada endoskopik yolla incelemeden yani hastanın karnının içini görmeden hastalıktan emin olmak yada ne kadar yayıldığını tespit etmek çok zordur. Eğer endometiozis odakları yumurtada ise o zaman bir takım kistler oluşabilir. Bunların boyutları oldukça değişken olup önlem alınmadığı takdirde büyümeye eğilimlidirler. Özellikle kistin<span>  </span>içine kanama olması ve bu kanın dışarıya atılamaması sonucu kist içi erimiş çikolataya benzer eski kanla dolar. Her ay adet dönemlerinde kist içine kanama tekrarlar ve kist daha fazla büyür. Bu dönemde ağrı yapar ve çoğu kez çocuk olmasını engelleyici etkilerde bulunur.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">          <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Endometriozisin gelişimine esas neden olan adet döneminin gelmesi ve kanamanın olması olduğuna göre adet görmeyi engeller yada baskılarsak bu hastalığın ilerlemesini durdurabileceğimizde aşikardır. Zaten tedavinin temelini de bu oluşturur. Çok farklı tedaviler uygulansa da bunların başında doğum kontrol hapları gelir. Nasıl doğum kontrol hapları kullanıldığında adet miktarı azalıyorsa bu hastalığın etkinliği de azalır, ancak bu kesin çözüm olmayıp haplar kesildikten bir süre sonra hastalık tekrarlar. Bazı hormonlar kullanarak adetleri ve yumurtlamayı tamamen baskılayıp durdurabiliriz. Bu tip hormonlar kullanıldığı süre boyunca hastanın neredeyse hiç şikayeti kalmaz. Buna karşılık yan etkiler oldukça şiddetlidir. Bu yüzden uzun süreli bu tip ilaçların kullanılmasını tavsiye etmeyiz.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">          <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Yumurtadaki endometriozis kistlerinin (çikolata kistleri) boyutları çok fazla büyümedikçe , çıkarılmaları gerekmez. Çünkü bu kistler çıkarılırken yumurtanın kendi dokusu zarar görebilmekte, buda ileride çocuk olmasını zora sokabilmektedir. Ayrıca karın içine yayılmış endometriotik odaklar yakılarak sayıları ve etkileri azaltılabilmektedir. İlaç tedavisiyle her ne kadar hastaları rahatlatabilsek dahi iş, çocuk yapmaya gelince değişmektedir. Eğer tüpler tıkalıysa amaç onları açmak olmalıdır. Bu da laparoskopi dediğimiz bir ameliyatla yapılabilmekle beraber her zaman başarılı olunamayabilir. Bu gibi tüplerin açılamadığı durumlarda çocuk için tek seçenek tüp bebek olmaktadır.</font></strong></p>
<p align="left"><strong><font face="Times New Roman">          <o></o></font></strong><strong><font face="Times New Roman">Sonuç olarak endometirozis tedavi edilemeyen yada öldürücü bir hastalık değildir, ancak uzun süreli bir hastalık olduğundan tedavi edilmediğinde yaşam kalitesinde önemli bozulmalara neden olur. Söz konusu şikayetleri olan hastaların mutlaka endometirozis göz önünde bulundurularak muayene edilmeleri gerekir.<o></o></font></strong></p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=cikolata-kisti" title="çikolata kisti" >çikolata kisti</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=endometrioma" title="endometrioma" >endometrioma</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=endometriozis" title="endometriozis" >endometriozis</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=infertilite" title="infertilite" >infertilite</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=kisirlik" title="kısırlık" >kısırlık</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=7" title="Kısırlık-İnfertilite (08 Temmuz 2007)">Kısırlık-İnfertilite</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=48" title="HSG (Rahim ve Tüp filmi) (11 Ocak 2009)">HSG (Rahim ve Tüp filmi)</a> (17)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=54</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adet Sancısı</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=53</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=53#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 09:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adet Sancısı]]></category>

		<category><![CDATA[dismenore]]></category>

		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<category><![CDATA[pelvik ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[sancılı adet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[                               Her ayın birkaç günü bazı kadınlar için çekilmezdir. Adet dönemleri çoğu kadın için duygusal çalkantıların yaşanabildiği, normal günlere göre daha fazla özenin gerektiği günler olmakla beraber eğer o kişinin adet dönemi sancılarla bezenmişse aldınız işte dertsiz başınıza belayı.
                              Sancılı adet görme günlük yaşamı oldukça olumsuz etkiler. Bazen buna bulantı hatta kusma eşlik edebilir. O [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                               Her ayın birkaç günü bazı kadınlar için çekilmezdir. Adet dönemleri çoğu kadın için duygusal çalkantıların yaşanabildiği, normal günlere göre daha fazla özenin gerektiği günler olmakla beraber eğer o kişinin adet dönemi sancılarla bezenmişse aldınız işte dertsiz başınıza belayı.</p>
<p>                              <o></o>Sancılı adet görme günlük yaşamı oldukça olumsuz etkiler. Bazen buna bulantı hatta kusma eşlik edebilir. O zaman durum daha çekilmez olur. Bazı kişiler için rahat ifade edilemeyen bir problem olması olayı daha vahimleştirir. Hatta bazılarında olay psikolojik boyutlara taşınır. Kişi adet olmak dahi istemez, ancak bu pek elinde olmadığından her ay aynı sorunu yaşar.</p>
<p>                             <o></o>Peki neden bazı kadınlar hiçbir şikayette bulunmadan, rahatlıkla bu dönemi atlatırken bazıları ıstırap çeker. Bunun cevabı da çok çeşitli.</p>
<p>                            <o></o>Genel olarak adet sancısı çeken kadınların anne, abla vb. yakınlarında da benzer sorun bulunmaktadır. Toplumda yaygın kanı, doğum yaptıktan sonra bu şikayetin ortadan kalkacağı olsa da her zaman sonuç aynı değildir.</p>
<p>                           <o></o>Adet sancısı çeken birçok kadında yapılan ultrasonografi muayeneleri göstermiştir ki <span> </span>bu kişilerin rahimleri normal kadınlara göre öne yada arkaya daha fazla eğik olarak durmaktadır. Hatta katlanmış bir vaziyet<span>  </span>almıştır. Bu durum adet kanının atılması için rahimin daha fazla kasılmasına ve daha çok ağrı oluşmasına yol açar. Rahim ve etrafının sinirleri bu tip zorlanmalara hassas olduğundan, bu duruma ağrı, bulantı bazen de kusma oluşturarak cevap vermektedir. Bununla beraber rahimde herhangi bir anatomik anormalliğin olması, rahim çıkışının dar olması, kişide enfeksiyon bulunması vb. başka faktörlerde aynı sonuca yol açabilir. Dolayısıyla adet sancısı çeken bir bayanın mutlaka jinekolojik muayeneden geçmesi gerekir.</p>
<p>                              <o></o>Peki bu ağrıyla nasıl baş edebiliriz? Öncelikle ağrının nedeninin ayırt edilmesi gerekir. Bahsi geçen darlık vb. durumlarda bazı cerrahi işlemler uygulanabilmekle beraber adet sancısının çoğu kez tedavisi ilaçlarla olmaktadır. Ayrıca altta yatan bir enfeksiyon varsa bununda uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesi gerekir. Doğum kontrol hapı kullanan bir bayansanız zaten bu sorunla karşılaşmazsınız. Çünkü birçok adet sancısı ve beraberindeki bulantı vb. şikayetler doğum kontrol haplarıyla da kesilebilmektedir. Ağrı kesiciler adet başlamadan hemen önce alınırsa etkili olabilirler. Çoğu zamanda ikinci adet gününe kadar devam edilmeli, daha sonra kesilmeli ve ağrı kesici almak alışkanlık haline getirilmemelidir. Düzenli tedavi sonrası bu problem çoğunlukla tamamen geçer. Geçse dahi düzenli doktor kontrolünde olmayı ihmal etmemek gerekir. Çünkü tekrarlamayacağının garantisi yoktur. Bazen sindirim sistemi sorunlar da adet sancısına eşlik edebileceğinden lifli beslenmek, çiğ sebze ve meyvelere ağırlık vermek faydalı olacaktır.</p>
<p>                             <o></o>Adet sancıları günlük hayatımızı etkileyebilecek, iş gücümüzü düşürebilecek bir problem haline geldiğinde tedavi başlama gerekliliği doğmuş demektir. Tabii ki bunu bir jinekolog eşliğinde yapmak, sağdan soldan duyduğumuz önerilere kulak asmamak en doğru davranış olacaktır.<o></o></p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=adet-sancisi" title="Adet Sancısı" >Adet Sancısı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=dismenore" title="dismenore" >dismenore</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=kadin" title="kadın" >kadın</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=pelvik-agri" title="pelvik ağrı" >pelvik ağrı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=sancili-adet" title="sancılı adet" >sancılı adet</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=11" title="Şeker Yükleme Testleri (08 Temmuz 2007)">Şeker Yükleme Testleri</a> (34)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=14" title="Polikistik Over Sendromu (14 Temmuz 2007)">Polikistik Over Sendromu</a> (17)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?page_id=18" title="Op.Dr.Cihangir EFE (06 Ağustos 2007)">Op.Dr.Cihangir EFE</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=9" title="NST-NonStresTest (08 Temmuz 2007)">NST-NonStresTest</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=5" title="Menopoz Nedir? (05 Temmuz 2007)">Menopoz Nedir?</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=53</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrı ve ağrı kesiciler</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=52</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=52#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 12:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[Adet Sancısı]]></category>

		<category><![CDATA[ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>

		<category><![CDATA[ilişkiyle ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[                               Sabah uyandıgımızda penceremizden giren güneş ışığı nasıl günümüzün gidişatını olumlu yönde etkiliyorsa, yataktan dogrulurken belimizde hissettiğimiz son derece rahatsız edici bir gerginlik yada kafamızı yastıga gömmemize yol açacak bir baş agrısı da o derecede olumsuz etkiler. Peki bu gibi durumlarda ne yaparız? Çoğumuzun aklına gelen ilk şey sık sık başvurdugumuz ilaç torbamız yada ilaç dolabımızdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><o></o><o></o>                               Sabah uyandıgımızda penceremizden giren güneş ışığı nasıl günümüzün gidişatını olumlu yönde etkiliyorsa, yataktan dogrulurken belimizde hissettiğimiz son derece rahatsız edici bir gerginlik yada kafamızı yastıga gömmemize yol açacak bir baş agrısı da o derecede olumsuz etkiler. Peki bu gibi durumlarda ne yaparız? Çoğumuzun aklına gelen ilk şey sık sık başvurdugumuz ilaç torbamız yada ilaç dolabımızdan bir agrı kesici alıp bu ızdıraba biran önce son vermek olmaz mı? Esas problemimiz agrı ya, ilaçla onu kesip güne dinamik başlayıp öyle sürdürmek ana hedefimiz. Hiç düşünmeyiz bu ilaç vücudumuza neler yapar da, o gözü kör olacası ağrıyı yok eder. Belki günün ilerleyen saatlerinde sinir bozucu düşmanımız bizi tekrar yoklayacak. O zaman ne olur? Hiç! Agrıdan korkan onun gibi olsun. Hemen çantamızdan bir ufak<span>  </span>tefek tablet daha çıkarır, düşmanımızı püskürtürüz ve savaştan tekrar galip çıktıgımızı yaklaşık bir onbeş dakikalık zaman aşımından sonraki rahatlamayla<span>  </span>hissederiz. Peki çocukluğumuzdan beri aldığımız eğitimin tekrarlayan öğretisi savaşın zararlı olduğu değil mi? Tamam düşmanımıza zarar verelim, ancak hangi silah vardır ki hiçbir başka etkisi olmadan sadece hedefe zarar versin. Olay artık değişti. Derler ya ah bir dili olsada anlatsa. İlginç olarak vücudumuzun dilide var! Buna karşılık bazı şeyleri anlatmada yetersiz oldugu da aşikar.</p>
<p align="justify">                               <o></o>İlacı yuttuktan sonra aslında bizim için yararlı olacak yüzlerce mekanizmayı tamamen devre dışı bıraktığımızı biliyormuyuz. Bunlar bizim uyarıclarımız. Aslında ağrıda bizim için faydalı bir duyu. Ağrı vücudumuzun alarmı, imdat sinyalı, yardım çağrısı. Kulak vermemiz üstünde durmamız gereken bir durum. Tabii ki her agrı ciddi bir durumun habercisi değildir. Aslında ağrıların en sık nedenide psikolojik strestir, ancak ağrı tekrarlıyorsa, sürekli ağrı kesici almamıza ve bu nedenle midemizin yüzeyinde yaralar açmamıza neden oluyorsa işin ustası tarafından irdelenmesi gerekir.</p>
<p align="justify">                             <o></o>Hayatın girdabına yakalanmış insanlar ağrılarına ne kadar önem verirler? Çoğunlukla çok az yada hiç! Nasıl olsa elimizde agrı kesicilerimiz var içelim güzelleşelim, keyfimiz yerine gelsin moralimiz düzelsin bu arada farkında olmadan bize hediye edilmiş tam bir sanat eseri olan vücudumuzu çürütelim. Artık buna dur demenin zamanı geldi.</p>
<p align="justify">                             <o></o><span> </span>Ağrı kesiciler bilinçli ellerde faydalı ilaçlardır. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanıldıklarında ortaya çıkacak yan etkileri ise <span> </span>mide ülserinden böbrek yetmezliğine, cinsel fonksiyon bozukluğundan beyin kanamasına kadar değişebilmektedir. İdeal olanı<span>  </span>bir doktora danışarak en az yan etkisi olan ağrı kesici ilacı alıp söylendiği şekilde kullanmak, eğer ilaç yetersiz kalıyorsa kendi kararımızla dozu arttırmak yerine tekrar doktora başvurmaktır. Çok yoğunum, vaktim yok yada param yok gibi bahaneler bulup kendimizi kandırmak ileride bizi o kadar huzursuz edecek ki, belki de gitmeye fırsat bulamadığımız doktorlar dahi o zaman bize yardımcı olamayacaklar. Unutmayalım vücudumuz sürekli bize işaretler verir. Önemli olan ona kulak vermek ve dilinden anlayabilmek. En azından bir sorun olabileceğini düşünüp gerekli yerlerden yardım istemek. Eskiden ilaçlar bu kadar çeşitli değildi ve inanın ki<span>  </span>hastalıklarda bu kadar çeşitli değildi. Tedavi etmeye çalışırken yeni hastalıklar çıkardık. Onlar içinde yeni ilaçlar. Büyük üstad Hipokrat ne kadar doğru söylemiş: “Önce zarar verme”.<o></o></p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=adet-sancisi" title="Adet Sancısı" >Adet Sancısı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=agri" title="ağrı" >ağrı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=agri-kesici" title="ağrı kesici" >ağrı kesici</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=iliskiyle-agri" title="ilişkiyle ağrı" >ilişkiyle ağrı</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=karin-agrisi" title="karın ağrısı" >karın ağrısı</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=53" title="Adet Sancısı (27 Ocak 2010)">Adet Sancısı</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=52</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Ultrasonografi</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=50</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=50#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2009 09:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gebelikte Ultrasonografi]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[gebelikte ultrason]]></category>

		<category><![CDATA[ultrason]]></category>

		<category><![CDATA[ultrasonografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Ultrasonografi, ses dalgalarının yayılma ve yansıma prensibine göre yapılan ve yansıyan dalgaların görüntüye çevrildiği bir görüntüleme yöntemidir. Gebelikte anne ve bebeği izlemede oldukça yararlı olup çok sık kullanılır.Şu an ki bilgilerimize göre ultrason dalgalarının bebek için bir sakıncası yoktur.Gebeliğin belirli dönemlerinde çeşitli amaçlarla ultrasonografi yapılmaktadır.
Bir kadın gebe olduğunu öğrenip doktora gittiğinde gerekli testlerle birlikte ultrsaonda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 72pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Ultrasonografi, ses dalgalarının yayılma ve yansıma prensibine göre yapılan ve yansıyan dalgaların görüntüye çevrildiği bir görüntüleme yöntemidir. Gebelikte anne ve bebeği izlemede oldukça yararlı olup çok sık kullanılır.Şu an ki bilgilerimize göre ultrason dalgalarının bebek için bir sakıncası yoktur.Gebeliğin belirli dönemlerinde çeşitli amaçlarla ultrasonografi yapılmaktadır.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 72pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Bir kadın gebe olduğunu öğrenip doktora gittiğinde gerekli testlerle birlikte ultrsaonda yapılır.Burdaki amaç gebeliğin dış gebelik olup olmadıgını anlamak,bebeğin kaç haftalık oldugunu saptamak ve kalp atışlarının olup olmadıgını öğrenmektir.Ayrıca ultrasonla düşük tehditi,her hangi bir kanama olup olmadığına da bakılır.Yeni saptanan bir gebelikte ilk yapılan ultrasonla bebek görülemeyebilir,ancak gebelik kesesi büyük ihtimalle görülecektir.Bu durumda yaklaşık iki hafta sonra gebe tekrar kontrole çağırılır ve yine ultrason yapılır.Gebelik kesesinin içinde kalp atışları başlamış bebek muhtemelen saptanr.Eger gebelik kesesinin çapı 30mm’i geçmişse,fakat hala bebek görülmüyorsa o zaman anembrionik gebelik dediğimiz boş gebelik ihtimali yüksektir. </font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 72pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Saglıklı gebeliklerde normal muayene sıklıgı ayda birkezdir.Her ne kadar gebelik boyunca 4 kez ultrason yapılmasının yeterli olacagı söylensede genellikle gebenin her gelişinde yani ayda bir ultrasonografik inceleme yapılır.Bu incelemelerde bebeğin büyümesi,kilo alması,gebelik haftasıyla bebeğin boyutlarındaki uyum,amniotik sıvı miktarı.bebeğin bacak uzunluğu,karın,kafa çevresi ve çapları,plesenta dedigimiz bebegin beslendiği yapının yerleşimi incelenir.Erken doğum ihtimaline karşı rahim ağzının uzunluğu ölçülür.20-24.haftalarda yapılan ultrasonografik incelemenin yeri ayrıdır.İkinci düzey taramada denilen bu tetkikte ayrıntılı anormallik taraması, bebeği beseleyen damarlardaki kan akımlarının ölçümleri ve başka birçok inceleme yapılır.Daha sonraki imuayenelerde ise bebeğin içinde bulundugu sıvı olan amniotik sıvının miktarının ölçümü ayrı bir önem kazanmaktadır.Gebelik ilerledikçe bu sıvı azalmakla beraber,bazı anormal durumlarda miktarı çok fazla azalabilir.Bunun erken saptanıp gereken girişimin yapılmasında ultrason bize çok yardımcı olmaktadır.</font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 72pt; text-align: justify" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">Ayrıca doğum yaklaştıgında bebeğin rahim içinde duruş şekli ultrasonla hatasız olarak saptanabildiginden doğum şeklinin belirlenmesi,bebeğin dısarı çıkamayacağı durumlarda normal doğumda ısrar edilmeyip<span>  </span>sezeryan uygulanması yönündeki kararın verilmesinde belirleyicidir.Tüm bu sayılan nedenlerden dolayı ultrason kullanımı gebelik takibinde modern tıbbın getirdiği bir zorunluluk olmuştur ve bir gebelik en kötü ihtimalle dahi belirli zamanlarda yapılacak en az<span>  </span>dört ultrasonografik incelemeyle tamamlanmalıdır.</font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=gebelik" title="gebelik" >gebelik</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=gebelikte-ultrason" title="gebelikte ultrason" >gebelikte ultrason</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=ultrason" title="ultrason" >ultrason</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=ultrasonografi" title="ultrasonografi" >ultrasonografi</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?page_id=2" title="Hakkımda (20 Mayıs 2008)">Hakkımda</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=28" title="Gebelikte Beslenme (20 Ağustos 2007)">Gebelikte Beslenme</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=6" title="Gebelik Takibi (07 Temmuz 2007)">Gebelik Takibi</a> (11)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=55" title="Gebe Kalmadan Önce (03 Mart 2010)">Gebe Kalmadan Önce</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=50</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>HSG (Rahim ve Tüp filmi)</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=48</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=48#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 23:19:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HSG]]></category>

		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>

		<category><![CDATA[rahim filmi]]></category>

		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>

		<category><![CDATA[tüp filmi]]></category>

		<category><![CDATA[tüplerin tıkanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[Histerosalpingografi yada rahim ve tüp filmi olarakta bilinen tetkik aslında bir röntgen filmidir.Bununla beraber film çekilmeden önce rahim içerisinde özel aletler kullanılarak kontrast madde verilir. Kontrast madde,filmde parlak gözüken böylece içi boş olan organların iç kısımları hakkında bilgi almamızı saglayan maddedir.Kısırlık nedeni araştırılırken ve tedaviye başlamadan önce mutlaka yapılması gereken bir tetkiktir. Film çekilmeden önce vagen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font size="3" face="Times New Roman">Histerosalpingografi yada rahim ve tüp filmi olarakta bilinen tetkik aslında bir röntgen filmidir.Bununla beraber film çekilmeden önce rahim içerisinde özel aletler kullanılarak kontrast madde verilir. Kontrast madde,filmde parlak gözüken böylece içi boş olan organların iç kısımları hakkında bilgi almamızı saglayan maddedir.Kısırlık nedeni araştırılırken ve tedaviye başlamadan önce mutlaka yapılması gereken bir tetkiktir. Film çekilmeden önce vagen ve ilgili dokular dezenfekte edilir.Rahim agzı özel bir aletle tutulur ve yine özel bir alet kullanılarak yaklaşık 10 cc kadar kontrast madde rahim içine enjekte edilir. Normal sağlıklı bayanlarda rahim agzı,boynu ve rahim içi ilaçla tamamen dolar ve filmde rahim armut şeklinde beyaz renkli gözükür. Ayrıca rahimin her iki tarafından çıkan tüplerde ilaçla dolacagından ince beyaz şeritler şeklinde sag ve solda görülürler. Tüpler saglıklı kadınlarda tıkalı olmadıgı için verilen ilaç tüplerden geçip karın boşluguna yayılacaktır. Bu yayılan ilaçta karın içinde dagınık bulutlar şeklinde düzensiz beyazlıklar olarak görülür. Eğer rahim agzında yada rahimde bir problem varsa problemli kısım yani tıkanık yada yapışık olan yerde ve o yerden sonrasında ilaç olmayacagından sorunlu yer beyaz gözükmez. Tüpler tıkalıysa tıkalı olan kısımdan sonrası siyahtır. Ayrıca o tarafın tüpünden karın boşluğuna ilaç geçmeyeceginden beyaz bulutlanmada tıkalı olan tarafta olmayacaktır.Her iki tüpte tıkalıysa karın boşlugunda ilaç olmayacagından beyaz bulutlanma görülmez. Eger HSG&#8217;de problem varsa, bu problemin ne oldugunu ögrenebilmek için laparoskopi ve histeroskopi dedigimiz endoskopik yani kameralı yöntemlerle işlem yapmak gerekir. Aşağıdaki resimde çocugu olmadıgı için HSG&#8217; sini çektiğim bir hastamın filmini görebilirsiniz. Bu hastamda çok nadir görülen çift rahim durumunu saptadım ve ileri işlemlere yönlendirdim.</font></p>
<p align="center"><a href="http://www.jinobs.com/wp-content/uploads/2009/01/fotograf023.jpg" title="HSG duplex"><img width="760" src="http://www.jinobs.com/wp-content/uploads/2009/01/fotograf023.jpg" alt="HSG duplex" height="2212" style="width: 355px; height: 445px" /></a></p>
<p align="center">&nbsp;</p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=hsg" title="HSG" >HSG</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=kisirlik" title="kısırlık" >kısırlık</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=rahim-filmi" title="rahim filmi" >rahim filmi</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=tup-bebek" title="Tüp Bebek" >Tüp Bebek</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=tup-filmi" title="tüp filmi" >tüp filmi</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=tuplerin-tikanmasi" title="tüplerin tıkanması" >tüplerin tıkanması</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=7" title="Kısırlık-İnfertilite (08 Temmuz 2007)">Kısırlık-İnfertilite</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?page_id=2" title="Hakkımda (20 Mayıs 2008)">Hakkımda</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=54" title="Endometriozis (19 Şubat 2010)">Endometriozis</a> (2)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=48</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çin Takvimi</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=43</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=43#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 20:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsiyet Tahmini]]></category>

		<category><![CDATA[çin takvimi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>

		<category><![CDATA[cinsiyet tayini]]></category>

		<category><![CDATA[erkek bebek]]></category>

		<category><![CDATA[kız bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[
Çin Takvimi  
Çinliler çok eski yıllardan itibaren bu yöntemi kullanmışlar. Bilimsel bir açıklaması yok,ancak bazı kaynaklara göre tutarlılığı %90&#8242;ı buluyor.Yaşınızı seçiyor ve hangi cinsiyette çocuk istiyorsanız o ay ilişkiye giriyorsunuz. 





	etiketlerçin takvimi, cinsiyet, cinsiyet tayini, erkek bebek, kız bebek

	Related posts
	
	No related posts.
	

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="3"></p>
<p align="center"><font color="#000000"><strong><font face="Times New Roman"><a href="http://www.jinobs.com/wp-content/uploads/2009/01/cin3.bmp" title="cin3.bmp"></a>Çin Takvimi</font></strong>  </font></p>
<p align="center"><font color="#000000" face="Times New Roman">Çinliler çok eski yıllardan itibaren bu yöntemi kullanmışlar. Bilimsel bir açıklaması yok,ancak bazı kaynaklara göre tutarlılığı %90&#8242;ı buluyor.Yaşınızı seçiyor ve hangi cinsiyette çocuk istiyorsanız o ay ilişkiye giriyorsunuz. </font></p>
<p></font></p>
<p align="center"><img border="0" width="1" src="http://cid-872795530f4417af.skydrive.live.com/self.aspx/jinobs/%c3%a7intakvimi1.bmp" height="1" /><img border="0" width="1" src="http://cid-872795530f4417af.skydrive.live.com/self.aspx/jinobs/%c3%a7intakvimi1.bmp" height="1" /></p>
<p align="center"><font face="Times New Roman"><img border="0" width="449" src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1pW-VyGQrlH2vnbh-U1QMnwNu0r-dMOFT3uajeD0fYA-p9bfAfPgLVqk7517dbVQdb2jj312zWolo/%C3%A7intakvimi1.bmp" height="436" /></font><font face="Times New Roman"><img border="0" width="1" src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1phj_2rkc_XGVNNhv5MMAljwTxW52veF3dba_vnUwjc-" height="1" /><br />
<img border="0" width="448" src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1phj_2rkc_XGVNNhv5MMAljwTxW52veF3dba_vnUwjc-PmiuZLwJ9jmNebVlwNXbujQD-s-MKpbUU/%C3%A7intakvimi2.bmp" height="436" /></font></p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=cin-takvimi" title="çin takvimi" >çin takvimi</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=cinsiyet" title="cinsiyet" >cinsiyet</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=cinsiyet-tayini" title="cinsiyet tayini" >cinsiyet tayini</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=erkek-bebek" title="erkek bebek" >erkek bebek</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=kiz-bebek" title="kız bebek" >kız bebek</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=43</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Amniosentez</title>
		<link>http://www.jinobs.com/?p=42</link>
		<comments>http://www.jinobs.com/?p=42#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 20:10:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amniosentez]]></category>

		<category><![CDATA[amniyosentez]]></category>

		<category><![CDATA[anormal bebek]]></category>

		<category><![CDATA[bebekten su alınması]]></category>

		<category><![CDATA[düşük]]></category>

		<category><![CDATA[üçlü test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.jinobs.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Amniosentez işlemi bebeğin anne karnındayken içinde bulunduğu sıvıdan iğne yardımıyla bir miktar alınmasıdır.Alınan sıvıda bebeğe ait hücreler bulunur.Bu hücreler özel ortamlarda çoğaltılır ve hücrelerde dolayısıyla bebekte herhangi bir kromozom bozukluğu yani genetik anormallik var mı incelenir.Amniosentezin sonucu %99 oranında hatta bazı kaynaklarda %100 oranında doğrudur.
Amniosentez işlemi genellikle 15 ve 20. gebelik haftalarında yapılır.Bu haftalar içerisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font size="3" face="Times New Roman">Amniosentez işlemi bebeğin anne karnındayken içinde bulunduğu sıvıdan iğne yardımıyla bir miktar alınmasıdır.Alınan sıvıda bebeğe ait hücreler bulunur.Bu hücreler özel ortamlarda çoğaltılır ve hücrelerde dolayısıyla bebekte herhangi bir kromozom bozukluğu yani genetik anormallik var mı incelenir.Amniosentezin sonucu %99 oranında hatta bazı kaynaklarda %100 oranında doğrudur.</font></p>
<p align="center"><font face="Times New Roman" size="3">Amniosentez işlemi genellikle 15 ve 20. gebelik haftalarında yapılır.Bu haftalar içerisinde işlem daha kolay olur ve problem ortaya çıkma ihtimali düşüktür.</font><font face="Times New Roman"size="3">Amniosentez ultrason eşliğinde özel bir iğne kullanılarak yapılır.Önce ultrason uygulanır ve iğnenin geçeceği en uygun yer saptanır.Daha sonra bebek, göbek kordonu ve plesenta dediğimiz bebeği besleyen yapıya zarar vermeden iğne içeri sokulur ve 20 cc kadar sıvı alınır. Bu sıvı özel labatuarlarda incelenir ve sonuç elde edilir. Nadiren alınan sıvıda bebege ait yeterince hücre olmayabilir. Bu durumda degerlendirme yapılamaz.</font></p>
<p align="center"><font face="Times New Roman" size="3">Amniosentez kesin sonuç veren bir yöntem olmakla beraber bazen olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Örneğin 1/200 oranında bebeğin kaybı söz konusudur.1/1000 ihtmalle de enfeksiyon gelişebilir,bu da bebek kaybına hatta anne için ciddi problemlere yol açabilir.</font></p>
<p align="center"><font face="Times New Roman" size="3">Amniosentez yararı ve zararı tartışılabilecek bir testtir. Özellikle 35 yaş üstü anneler ve üçlü test sonucu riskli çıkan anneler yaptırmalıdır. Diğer durumlarda anne ve baba adayı doktoruyla ayrıntılı birşekilde konuşup kara vermelidir. Bu durumda karşılıklı dialog çok ama çok önemli! Bazı anne baba adaylarımız bebegimize birşey olmasın bir anormallik varsa dahi biz aldırmayız demekte.Tabii ki bu durumda amniosentezi yapmak çok doğru değil! Bazılarıda üçlü tarama testi vb. tarama testlerini dahi yaptırmadan amniosentez yaptırarak kesin emin olmak isterler.Bence önce zararsız tarama testleri yapılmalı ve bunlarda riskli bir durum varsa amniosentez çekinmeden yaptırılmalıdır.</font></p>

	etiketler<a href="http://www.jinobs.com/?tag=amniosentez" title="Amniosentez" >Amniosentez</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=amniyosentez" title="amniyosentez" >amniyosentez</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=anormal-bebek" title="anormal bebek" >anormal bebek</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=bebekten-su-alinmasi" title="bebekten su alınması" >bebekten su alınması</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=dusuk" title="düşük" >düşük</a>, <a href="http://www.jinobs.com/?tag=uclu-test" title="üçlü test" >üçlü test</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><a href="http://www.jinobs.com/?p=12" title="Düşük ve Kürtaj (08 Temmuz 2007)">Düşük ve Kürtaj</a> (8)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.jinobs.com/?feed=rss2&amp;p=42</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
